Füsun Uysal

Hakkımda

       DR. FÜSUN UYSAL

      1983 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandığımda hekimlik mesleğinin, sevdiğim bir iş alanı olup olmadığı, yeteneklerimin bu meslek için uygunluğu ve kendimi 20 yıl sonra nerede ve ne yaparken görmek istediğim gibi, bugünün gençlerine Kariyer Planlama Koçluğu’nda sorulan o temel soruları bana hiç kimse sormadı. Sadece bana değil,  o dönemde en azından benim çevremde bildiğim, tanıdığım yaşıtlarım ve arkadaşlarım da meslek tercihini yaparken bu sorularla tanışmadı…  Bizim zamanımızda çoğunlukla Kariyer Koçluğu yerine, anne, babalarımızın bizim yerimize yaptığı tercihler ve bunları destekleyen eş, dost, akrabadan oluşan montörlerimiz ( Akıl Hocaları ) vardı.

       Bu gün geriye dönüp baktığımda meslek seçimim sırasında bir Kariyer Koçum olsaydı, yine hekimlik mesleğini seçer miydim ya da başka bir alanda eğitim alır ve şimdi bambaşka bir yer de mi olurdum bilemiyorum.  Bununla birlikte bildiğim bir gerçek varsa o da, hekimliğin yaşantıma, çok önemli iki öğretisinin olduğudur.

 

İNSAN VE DOĞA… 

İNSANI TANIDIM…    DOĞAYA ÂŞIK OLDUM…

 

       Tıp fakültesinde okuduğum altı yıl ve mesleğimi icra ettiğim yirmibir sene bana ;

       İnsan ruh ve bedenini bir bütünsellik içinde tanıyabilme ve insanı tanıdıkça da doğanın dengesini, gücünü ve mucizelerini görebilme ve gördüklerimden özümsediklerimle de yaşama daha yükseklerden ve farklı açılardan bakabilme şansı verdi.

       Bedenen ve ruhen sağlıklı olmak gibi, bir hayat şansına sahip olma farkında lığı ve böyle geçen her günüm için şükür etmeyi öğrenme imkânı tanıdı. 

       Doğru iletişimin önemini fark ettirdi. Niyetim ne olursa olsun, iletişim kazalarının bedellerini ödetti. Gülümsenin ve sıcak bir merhabanın ne kadar çok şeyi değiştirdiğini gösterdi.

       İletişimin sadece konuşmaktan ibaret olmadığını, beden dilinin de ne çok şey ifade ettiğini ve çoğu zaman asıl söylemek istenilenin beden dilinde saklı olduğunu gösterdi.

        ‘’ Ellerine Sağlık ‘’ ve ‘’ Teşekkür Ederim’’ sözlerinin yorgun bir beden için ne kadar anlamlı olduğunu öğretti.

       Sorular sorma sanatını hekimlikte öğrendim ben… İnsanlara doğru ve şaşırtıcı sorularımın, çözüm yollarını kolayca buldurduğunu gördüm.

       Sır tutmayı ve etik kurallara saygılı olmayı öğrendim… Hastalarıma ait özel problemleri o istemediği sürece kimseyle paylaşmadım…

       İnsan ruhuna dokunmayı ve insanı dinlemeyi öğrendim. Yargılayıcı ifadelerin öfkeye, yürekten ve empatiyle dinlemenin ise mucizeye dönüştüğünü anladım.

       Olumlamayı, öğrendim… Olayları olumlayarak ifade etmenin, zor zamanlarda bile insanları nasıl da rahatlattığını fark ettim.

       Ekip çalışmasının keyfini, dayanışmayı ve paylaşmayı öğrendim.

       Zor bir işi başarıyla tamamlamanın bedenimizi yorsa da, ruhumuza büyük bir keyif verdiğini hissettim.

       Güneşin doğuşunu seyrettim kaç kez nöbet sabahlarında… Eşsiz bir tabloyu seyreder gibi…  Her gün doğumunda, doğanın yeniden canlandığını gördüm ve aslında her günün yeni bir başlangıç olduğunu anladım.

       Yaşamı besleyen en önemli kaynağın umut olduğunu gördüm, ameliyathane ve yoğun bakım önünde hastasını bekleyen insanların gözünde.

       Zamanın, yaşamımızdaki önemini öğrendim! İnsan hayatındaki ay, gün, saatten bahsetmiyorum,  bir saniyenin doğum, yaşam ve ölüm üçgenindeki anlamına tanıklık ettim kaç kez…

       Yıllar boyunca hastane Acil Servisi’nde çalışırken, bize sadece bir kez verilen yaşam hediyesinin değerini, bu konuda öğrenmemiz gereken en önemli şeyin ise yaşama sanatı olduğunu anladım…

 

       Şimdi geriye dönüp baktığımda, kişisel gelişimimi daima besleyen, bana çok güzel değerler kazandıran ve yaşamın anlamını öğrenmemi sağlayan hekimlik mesleğini seçmem için, yıllar önce beni yürekten destekleyen sevgili anne ve babama teşekkür borçlu olduğumu görüyor ve onlara şükranlarımı sunuyorum… 

 

           VE BİR GÜN...

            Zor ve yorgun nöbetlerim sonrası beni benden iyi anlayan, hekimlik kazanımlarımın daha da fazlasını bir beyin cerrahı uzmanı olarak çoktan özümsemiş sevgili eşimle birlikte;

       Yolumuz Yaşam Koçluğu ile kesişti…    İyi ki de kesişmiş…

       Böylece, hekimliğin bu güne dek, bana öğrettiği kişisel gelişim kaynaklarımı da kullanarak, yaşama sanatını daha iyi öğrenme ve sizlere de bunu doğru yollarla aktarabilme şansını yakaladım.

        Life Coach, Certified Coach, NLP Practitioner, NLP Master Practitioner eğitimleri aldım. Uluslar Arası Koçluk Sertifikasına sahibim.  

 

                                                                                                                            Sevgilerimle…

JooComments powered by Bullraider.com
Live tracking and statistics